Dijital dönüşümü stratejik bir yatırım olarak konumlandıran ODAŞ, Özbekistan’dan Türkiye’ye uzanan geniş bir coğrafyada teknoloji odaklı üretim modellerini hayata geçirdi. Enerji, madencilik ve turizm sektörlerinde küresel bir oyuncu olma yolunda ilerleyen ODAŞ, teknoloji yatırımlarıyla alt yapısını ve operasyonlarını beş yıl sonrasına hazırlıyor.
ODAŞ COO’su Caner Demirayak, grubun dijitalleşme, yapay zeka ve sürdürülebilir büyüme stratejileri konusunda BT Haber’in sorularını yanıtladı.
ODAŞ’ın faaliyet gösterdiği alanlar hakkında bilgi verebilir misiniz?
ODAŞ olarak; enerji, madencilik ve turizm sektörlerinde entegre yapımız ve güçlü yatırım kabiliyetimizle büyümeye devam ediyoruz. Ana odak alanımız olan enerjide, Türkiye’nin enerji arz güvenliğine katkı sunan yenilikçi ve yüksek verimlilikte üretim gerçekleştiriyoruz. Grubumuz bünyesinde bulunan 340 MWm kapasiteli Çan2 Termik Santrali, yerli linyit kömürünü doğrudan elektriğe dönüştürebilen teknolojisi ve Çevre İzin ve Lisans Belgesi ile özel sektörün öne çıkan örneklerinden biridir. ODAŞ Grubu’nun elektrik üretim portföyünde toplam kurulu gücün %65’ ini oluşturmaktadır. Avrupa’da gerçekleştirilen en büyük relokasyon projesi olan bu yatırımı, muadillerine göre yaklaşık %300 daha ekonomik maliyetle hayata geçirdik.
Bu yılın ilk 3 çeyreğinde ise 1.2 milyon MWh brüt elektrik üretimi gerçekleştirdik. Uluslararası arenada da enerji faaliyetlerimiz sürüyor; Özbekistan’da 174 MWe kurulu güce sahip doğal gaz kombine çevrim santralimizle ülkenin elektrik ihtiyacına temiz, kesintisiz ve yüksek verimlilikle katkı sağlıyoruz. ABD doları endeksli alım garantisi çerçevesinde çalışan bu tesis, bölgenin enerji arz güvenliği açısından kritik bir konumda bulunuyor. Madencilikte ise antimuan, altın, gümüş, nikel ve kömür alanlarındaki saha ruhsatlarımız ve üretim tecrübemizle, Avrupa ve Ortadoğu’nun sayılı stratejik metal üreticileri arasındayız. Türkiye’nin tek dikey entegre antimuan trioksit üreticisi olan Suda Maden A.Ş. ile batarya, savunma sanayi, PET polyester, cam ve seramik sektörlerine değerli hammadde sağlıyoruz. 2025 Ekim ayı sonu itibarıyla 4.920 ton antimuan trioksit ve 2.044 ton antimuan ingot üretimi gerçekleştirmiş bulunuyoruz. Döngüsel ekonomi yaklaşımımız kapsamında, Çan2 Termik Santrali’nde oluşan uçucu külü ürüne dönüştürerek hem çevresel etkiyi azaltıyor hem de ekonomiye katkı sağlıyoruz. 2020’den bu yana ABD, Kanada ve Avrupa’ya yaptığımız ihracatlar ile 1.57 milyon tonu aşan ürün sevkiyatı gerçekleştirerek 14 milyon USD’nin üzerinde gelir elde ettik. Sürdürülebilir büyüme hedeflerimiz doğrultusunda turizm alanındaki yatırımlarımızı da hayata geçiriyoruz. Bu kapsamda, Fethiye’deki ilk otel projemizi tamamlayarak faaliyetlerimize başladık ve şirketimizin yeni bir değer yaratma alanını başarıyla devreye aldık. Bugün ODAŞ, yalnızca Türkiye’de değil, küresel ölçekte de yüksek iç verim oranına sahip projelere odaklanmayı sürdüren bir yapıdadır. Son 7 yılda enerji, madencilik ve turizm sektörlerinde 500 milyon doların üzerinde yatırım gerçekleştirerek, ülkemizin kalkınmasına güçlü bir katkı sunuyoruz.
Firmanın teknolojiye bakış açısı nedir?
ODAŞ olarak teknolojiyi, enerji sektöründe sürdürülebilir büyümenin ve arz güvenliğinin en kritik unsurlarından biri olarak görüyoruz. Dijitalleşme, akıllı şebekeler ve yapay zekâ uygulamaları artık bir seçenek değil, sektör adına zorunluluk haline gelmiştir. Biz, teknoloji yatırımlarını yalnızca operasyonel süreçleri iyileştiren bir araç olarak değil, enerji dönüşümünün merkezinde yer alan stratejik bir yatırım olarak konumlandırıyoruz.
Bilgi teknolojileri altyapısının güçlendirilmesi, verilerin anlık işlenebilir hale gelmesi ve enerji arz-talep dengesinin daha doğru yönetilebilmesi, hem verimlilik hem de çevresel etki açısından önemli kazanımlar sağlıyor. Kurumsal hedefimiz; teknolojiyi etkin şekilde kullanarak ölçeklenebilir, esnek ve kesintisiz enerji üretimini güvence altına almak ve böylece Türkiye’nin enerji dönüşümünde öncü rolümüzü daha da güçlendirmektir. Uluslararası büyüme planlarımızın ilk adımını Özbekistan’da atarak, bölgesel ölçekli yeni enerji projelerinde teknolojiyi merkezimize almaya devam ediyoruz.
Bu doğrultuda hangi projeleri hayata geçirdiniz/ geçiriyorsunuz?
Bu vizyon doğrultusunda dijital dönüşümümüzü güçlü adımlarla hayata geçiriyoruz. Yakın zamanda ODAŞ’ın sistem ve ağ altyapısı, yüksek güvenlikli ve yüksek erişilebilirlik sunan platformlara taşındı. SD-WAN teknolojisi ile dağınık yapıların tek merkezden yönetimi sağlanırken; siber güvenlik çözümleri, kritik enerji üretim süreçlerini 7/24 koruma altına alacak şekilde devreye alındı. BT altyapısı uçtan uca yenilendi, bulut tabanlı sisteme geçildi; bu dönüşüm sistem sürekliliği ve siber güvenlikte şirketi 5 yıl ileriye taşıdı. Aynı zamanda sanallaştırma sistemlerimizi modernize ederek veri yedekleme ve felaket kurtarma kabiliyetlerimizi üst seviyeye çıkardık. Böylece enerji sektöründe örnek gösterilebilecek kesintisiz dijital operasyon modeli oluşturduk. Çan2 Termik Santralimiz ve Özbekistan’daki doğal gaz kombine çevrim santralimizde kullandığımız IoT tabanlı izleme sistemleri, üretim performansını 7/24 takip edilebilir hale getiriyor. Bu sayede hem işletme verimliliğini artırıyor hem de Türkiye’nin enerji arz güvenliğine proaktif katkı sağlıyoruz. İleri seviye DDOS koruması ve erken uyarı sistemleri ile kritik altyapılarımız için 7/24 proaktif savunma sağlıyoruz. Attığımız bu dijital dönüşüm adımları sayesinde %99,9 uptime hedefine ulaşarak, operasyonel mükemmellik yolunda önemli bir başarı elde ettik. ODAŞ, çevresel sürdürülebilirliği de dijital dönüşüm vizyonunun bir parçası olarak ele alıyor. Çan-2 Termik Santrali’nde kullanılan ileri baca gazı arıtma sistemleri, yüzde 99,3 verimlilik oranı ve bypasssız teknolojiyle çevresel etkileri en aza indirirken, atık yönetimi süreçleri dijital izleme sistemleriyle optimize ediliyor. IoT tabanlı veri toplama altyapısı sayesinde emisyon ve kaynak kullanımı gerçek zamanlı takip edilerek çevresel performans sürekli iyileştiriliyor. Ayrıca, proses çıktılarının dijital analizleri ile 700.000 ton uçucu kül ve 300.000 ton jipsin geri kazanımı sağlanarak döngüsel ekonomiye katkı sunuluyor. Özbekistan’daki kombine çevrim doğalgaz santralinde ise modern gaz teknolojisiyle yüksek verimlilik ve düşük emisyon hedefi, akıllı enerji yönetim sistemleriyle birlikte yürütülüyor. Bu sayede ODAŞ, çevreyle dost, teknoloji odaklı enerji üretiminde bölgesel bir örnek teşkil ediyor. ODAŞ olarak dijitalleşmeyi sadece bugünün değil, geleceğin enerji yönetim modeli olarak görüyoruz. Bu nedenle teknolojiye yaptığımız yatırımları operasyonel verimlilik, sürdürülebilirlik ve güvenlik odağında kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.
ODAŞ’ın dijitalleşme ve yapay zeka odaklı dönüşüm yolculuğu nasıl şekilleniyor?
ODAŞ, yolculuğuna enerji sektöründe başlamış, sonrasında madencilik ve turizm gibi farklı alanlarda da deneyim kazanarak çok yönlü bir yapı haline gelmiştir. Bu çeşitlilik, şirketin büyümesiyle birlikte süreçlerin daha etkin yönetilmesi ihtiyacını da beraberinde getirdi. Değişen piyasa koşullarına uyum sağlamak, süreçleri kontrol etmek ve doğru kararlar verebilmek için verinin stratejik önemi her geçen gün arttı. Bu nedenle dijitalleşme, RPA ve yapay zeka gibi teknolojiler çalışmalarımızın doğal bir parçası haline geldi. Artan veri hacmi, Excel gibi geleneksel araçlarla ilerlemeyi zorlaştırdı. Bu noktadan sonra çalışanlarımızı SQL gibi daha güçlü veri tabanı teknolojilerini öğrenmeye teşvik ederek hem teknik kapasitemizi geliştirdik hem de veriyi daha sağlıklı yönetilebilir hale getirdik. Aynı zamanda bu veri tabanlarıyla entegre çalışan uygulamalar geliştirmeleri için ekiplerimize destek sağladık. Bugün, çalışanlarımızın geliştirdiği iki uygulama şirket içinde aktif olarak kullanılmaya devam ediyor. Bu durum, kurum içi inovasyon kültürünün somut bir göstergesi haline geldi. Süreçler karmaşıklaştıkça manuel ve tekrarlayan işler doğal olarak arttı. Bu sorunları çözmek için iş geliştirme ekibimizin öncülüğünde kapsamlı bir analiz gerçekleştirildi ve veri kaynaklarından raporlama adımlarına kadar tüm süreç RPA odağında yeniden ele alındı. Sonuç olarak, enerji, maden ve turizm tarafında düzenli şekilde üretilen birçok günlük ve aylık rapor artık RPA robotları tarafından hazırlanıyor. Bu kazanım, hem verimliliği artırdı hem de çalışanların nitelikli işlere daha fazla zaman ayırmasını sağladı. Artık bu robotları sadece bir otomasyon aracı değil, iş akışımızın doğal bir parçası olarak görüyoruz. RPA ile elde ettiğimiz bu başarı, bizi bir sonraki adıma taşıdı: süreçlerdeki belirli karar mekanizmalarını yapay zekaya devretmek. Bu vizyon doğrultusunda son birkaç aydır gerekli altyapıyı oluşturmak ve ihtiyaç duyulan büyük veri setlerini toplamak üzerine çalışıyoruz.
Bu dönüşümün sağlıklı ilerlemesi için planlama ve veri kalitesine büyük önem veriyoruz. Özellikle geçmiş deneyim ve veri birikimine sahip olduğumuz fatura onay süreci gibi alanlarda yapay zekayı kademeli şekilde devreye almayı birkaç ay içerisinde hedefliyoruz. Böylece hem süreç hızını artırmayı hem de hata payını minimuma indirmeyi amaçlıyoruz. Saha operasyonları da dijital dönüşüm stratejimizin önemli bir parçası. Çalışanlarımızın güvenli koşullarda çalışması, doğru davranış modellerini sürdürmesi ve çevresel etkilerin doğru şekilde yönetilmesi için görüntü işleme teknolojilerini değerlendiriyoruz. Uygun çözümü belirlediğimizde, bu teknolojiyi de yine kontrollü bir yaklaşımla aşamalı olarak operasyonlara dahil etmeyi planlıyoruz. Tüm bu çalışmaların ortak noktası, dijitalleşmenin artık bizim için bir tercih değil, kurumsal bir gereklilik haline gelmiş olması. Bu nedenle Bilgi Teknolojileri ekibimizle birlikte güncel teknolojileri sürekli takip ediyor, çalışanlarımızın yetkinliklerini geleceğin ihtiyaçlarına göre geliştirmeleri için gerekli ortamı sağlıyoruz. Katma değer üretme hedefimiz doğrultusunda yapay zekanın süreçlerimizde daha güçlü bir rol üstleneceğine inanıyoruz. Buna yönelik planlarımız hazır ve dönüşümü sağlam temellerle, kararlı bir şekilde sürdürüyoruz.
Yine bu dönüşüm sürecinde insan kaynağınızı nasıl geliştiriyorsunuz?
ODAŞ’ta dönüşümün merkezine insanı koyuyoruz. Sürdürülebilir başarının ancak insan gücünün gelişimiyle mümkün olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle işe alımdan eğitim sistemimize, ücret yönetiminden iç iletişime kadar tüm süreçlerimizi liyakat esaslı, adil ve şeffaf şekilde yönetiyoruz. Çalışanlarımızın yetenek ve yetkinliklerine en uygun rollerle katkı sağladığını hissetmeleri, bizim en temel önceliklerimizden biri. ODAŞ’ın geleceğini birlikte inşa ederken, herkesin organizasyonda kendine ait bir değer alanı bulmasını destekliyoruz. Bu kapsamda, orta kademe yöneticilerimize yönelik Yönetici Gelişim Programımız ile liderlik ve yetkinliklerini güçlendiriyoruz. Ayrıca İyi Yaşam Hareketi ile çalışanlarımızın fiziksel, zihinsel ve sosyal iyi olma hallerini artırmayı odağımıza alıyoruz. Performans yönetimi sistemimiz ise başarıyı bireysel rekabet değil, takım ruhu ve birlikte başarma kültürü üzerine inşa ediyor.